14 Ocak 2014 Salı

yazmak

Yalnız iken çok şey yazası geliyor insanın...duygularımı mı yazsam diyorsun yoksa özlemlerimi mi anlatsam ya da uzaktaki sevgiliye mi seslensem...Ama yazsam ....dilimin ucuna gelip de tekrar içime göndermek zorunda olduklarımı yazsam... kimselerın olmadığı zamanlarda biriktirdiklerimi yazsam da yalnızlık bir adım geriye dursa diyorsun...işte bole başlıyorsun yazmaya..bir konu ararken konun kendisi oluveriyorsun bir anda...masal gibi..
en güzel kelimeni en orta yerine yerlestıryorsun cumlelerının...herseyı onunla guzellestırıorsun...yalnızığım gıderken oda benımle olsun dıyorsun....en guzel kelımen.....yazdıkca hafıflıyor ınsan...bır arkadas bır dostla konusur gıbı....cok tanıdık ama cok yenı....yazdıkça hatırlıyorsun neler biriktirdiğini...

30 Ağustos 2012 Perşembe

EKSİK

1 haftalık yunan adaları maeralarınan sonra yenıden  yazmaya başlamak güzel bir duygu.yunan adaları maceralarını paylaşıcam detyalara niem ama onlrı önce güzelbir elekten geçirmek gerek..Biraz sabır yani.

Suan Denizlideyim.Bizimkilerin ben hasretlerini benim onlara olan özlemimi az da olsa dindirmeye geldim ama buarada Cemoma olan özlemim tavan yapmaya başladı....Neden hepsi bir arada olamıyor ki.

Hep bi yarım eksik kalmak zorunda mı ki.Zorunluluklardan geride bıraktıklarımız olmalı m?
Belki de bu duygular olmasa insan olduğumuzun farkına bile varamayız.Bazen herşeyi olduğu gibi kabul etmek gerekir mi?

Yazdıkça sorular çıkıyor karşşıma. Oysa sorularıma çözüm bi ses bulmak için yazarkennn bunun olması  ne ironi...

Sevgilim...
Şimdi masmavi denizin üstünde rüzgarı kovalıyorsun belkı ama hep aklımdasın bunu hiç unutma...

13 Ağustos 2012 Pazartesi

SABIRSIZ BİR HEYECAN DALGASI


 Tüm ekip Kıbrıs'tan İzmir'e,İzmir'den İstanbul'a yayılan sabırsız bir heyecan dalgası içindeyiz.Beklenen tekne tatili için son 4 gün.Geri sayım hiç bu kadar zor geçmedi.Ortak kurduğumuz mail grubunda paylaşılan rota,gezi ve nice eğlence önerileri bu dalgayı dahada çoşturuyor sanki...

Bayram gelsin diye en son 6-7 yaşlarında bu kadar heyecan basmıştı oda dedemden alacağım paralar ve ailecek gideceğimiz bodrum tatili sebebi ile.Çocukluk işe yazları birçok kere gitmiş olsam da oralara o bayram çok heyecan yapmıştım.:)

Az kaldı bekle bizi Marmaris.......

27 Temmuz 2012 Cuma

ENDİŞE

İçimde tanımlayamadığım hisler var bu ara  bir şeyler yapmak için biriken  bir  enerji ama onu tüketeceğim bir alan bulamıyorum....Zamanı var biliyorum..Ama sabırsızlığım beni eritiyor.İçimi kemiriyor sanki.Bir an önce harekete geçmem gerektiğini söylüyor sanki her gece birileri kulağıma....

Bana hayata geç kalamam gerektiğini hatırlatıyor rüyalarımda..

19 Temmuz 2012 Perşembe

YUNAN ADALARI HAZIRLIKLAR

Evet büyülü ve büyük tatile az kaldı.Ama biz hala daha rotamıza bir netlik kazandıramadık.Rodos'dan çıkıp  rüzgarın bizi nereye götüreceğini çek merak ediyorum...Rüzgarın esintisini denizin kokusunu hisseder gibiyim.Hele o yunan mutfağının müthiş lezzetleri....Kalamarı ahtapotu..Adalar hakkında yazılanları okudukça içimde çocuksu bir sevinç uyanıyor.Kaptanımız beni işin ciddi yönünü ele almak için göreve çağırsa da ben hayalci bir miço olarak kendimi adaların büyüsüne kaptırdım bile galiba....
Nerede en güzel yemekler yenir...neler görülür... neler gezilir.....

Rota bizi nereye götürürse ,rüzgar nasıl kolayımıza gelirse ve en önemlisi deniz bizi kabul ederse bu tatil süper olacaakkk:=)

28 Haziran 2012 Perşembe

Oh be

Evde olmak...

Huzur veren bir duygu... Ne yaparsanız yapın ne işle uğraşırsanız  uğraşın buraya; baba evine geldiğinizde sanki dışarıdaki tüm kirden sorumluluktan arınıyormuşsunuz gibi temizleyici..
Sevginin çokluğu mu  yoksa mutlak güven duygusu insana bunu uyandıran bilinmez ama çepeçevre sarmalar ruhumuzun her yanını...Engel olmazsınız hatta fark etmezsınız bile...Uyumadığınız en rahat uykular burada uyunur ,en leziz yemekler burada yenir, en derin kahkalar burada atılır ve  en içten gözyaşları burada dökülür....Aile ocağında çocuk kaç yaşında  olursa olsun çocuk oluyor...Anne sizi mutlu etmek için etrafınızda pervane olurken baba herzaman çaktırmadan denetleyici rolünü hiç bırakmıyor...

Evde olunca ister istemez işler düzene giriyor...Ertelediğiniz bir çok şey planlı programlı  bitiyor.İnsan ailesinin yanında hayatından kalabalığından sıyrılıp iki dakika ''oh be'' diyebiliyorsa bundan ötesi de  şamda kayısı...

26 Haziran 2012 Salı

KAYIP

Ertelemeler sonucu yitirdiğimiz kayıplarmış bizlere en çok acıyı veren...Oskar canım köpeğim.Hastalandığında şu yada bu sebepten Kıbrıstan   kalkıp yanına gelememiştim ve oda beni beklemedi...Zaten ölümde beklemiyordu.Bana en güzel dersi vererek gitti.Sevdiklerini erteleme.
Bana şimdi sadece arkasından uzun uzun gözyaşı dökmek ve derin bir pişmanlık kaldı....Pişmanlık...İşte en kötüsü de bu ya..Arka bahçede onun için kazılmış o küçük kabire gittiğimde içim ölesine daralıyor ki... Size bunu anlatabileceğim kelimeler olabileceğini sanmıyorum.Birini yada bir şeyi sevmek çok büyük bir olay kabul ediyorum ama  birine yada bir şeye bağlanmak....Bambaşka...İşte ben Oskara bağlıydım.... O benim oğlum,yol arkadaşım,sırdaşım,koruyucum ve herşeyimdi...SENİ SEVİYORUM...RAHAT UYU...